Anasayfa » Kadın Kanserleri » Meme Kanseri Kalıtsal mıdır?

Meme Kanseri Kalıtsal mıdır?

meme-kanseri-kadin

Kanserlerin yalnızca bir kısmı soyaçekim ile direkt ilişkilidir. Döl hücrelerinde var olan bir mutasyonun, bir kuşaktan diğer kuşağa taşınması ve vücudun tüm hücrelerinde bu sıkıntının aktarılması ile meydana gelir. Kanserlerin büyük bir bölümü ise, yaşanılan süre içerisinde meydana gelen, rastlantısal mutasyonların birikmesi ile oluşur.

Kalıtsal olan ve ya olmayan bütün meme kanserlerinde bir çok genetik problemler bulunur. Aileden gelen kanserlerde bu genetik bozukluklar döl hücreleri ile bebeğe sıçrar. Aileden gelmeyen kanserlerde ise, daha sonradan oluşur ama bebeğe bulaşmaz. Tanısı konan meme kanserlerinin, ortalama % 10 kalıtsaldır. % 90 ı ise, kişinin kendinde çevresel bir çok etki ile oluşan mutasyonlar sonucu meydana gelmektedir. Aile içerisinde, genç yaşlarda (menapoz dönemi öncesinde) meme yada yumurtalık kanserinin görülmesi, aynı ailede 2 yada daha fazla kişide meme yada yumurtalık kanserinin bulunması, iki memede de kanser bulunması, meme kanserinin o aile için genetik olabileceğini düşündürür. Meme kanseri için şüphelenilen kişilerde BRCA1 ve BRCA2 gen testleri ile genetik meme kanseri tanısı yapılabilir.

Kalıtsal meme kanseri sık görülür mü?

Tahmin edildiği kadar çok görülmez. Kalıtsal meme kanserleri, görülen bütün meme kanserlerinin sadece  %10’unu oluşturur. Diğer grupta ise, kanser gelişiminde çevresel ve hastaya özel etkenler sebep olur.

Kalıtsal meme kanserlerinin özellikleri , diğerine göre daha mı farklıdır?

Meme kanseri görülme durumu, yaş ile beraber artar.  Kalıtsal olan kanserler, çoğunlukla genç  yaşlarda meydana gelir. Kanserin genç yaşta görülmesi, iki memede de olması, iki yumurtalıkta görülmesi, diğer kanser çeşitleri ile birlikte olması, gibi durumlarda genetik kanserler düşünülmelidir.

Kalıtsal meme kanseri gelişimi için kimler risk altındadır?

Yakın akrabalarda meme veya yumurtalık kanseri teşhis edilmesi durumunda,  kansere yakalanma yaşının 35 yaştan küçük olması, aile içinde ki erkek akrabada meme kanseri bulunması gibi durumlarda, meme kanseri görülme riski daha fazla artar.

Kalıtsal meme kanseri gelişme riskini belirlemede kullanılan genetik testi herkes yaptırmalı mıdır?

Herkesin yaptırmasına gerek yok. Bir takım risk faktörleri görüldüğü zaman,  yapılan testin neticesinde, doktorun önereceği koruyucu girişimleri onaylayan kişilerde uygulanması tavsiye edilir. Testin sonucunun, kişide yaratacağı psikolojik etkisi ciddiye alınmalıdır.

Risk belirlemede en sık kullanılan genetik testler hangileridir?

BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonların, meme ile yumurtalık kanseri oluşumu  ile ilintili olduğu bilinmektedir. Bu genler, kişi den kan örneği alınarak değerlendirilir. BRCA1 geninde risk saptanması halinde, bir kadının meme kanserine yakalanma ihtimali %85, yumurtalık kanserine yakalanma ihtimali de,  %40 ile % 50 civarlarındadır. BRCA2 geninde saptanan mutasyonlarda ise, meme kanserine yakalanma ihtimali  %40 ile %45, yumurtalık kanserine yakalanma ihtimali ise %15 olarak görülür. Fakat bu oranlar, hayat boyu riski belirler ancak, hiçbir doktor kanserin kaç yaşında meydana geleceğini bildiremez.

Genetik testlerde risk olmadığı görülürse meme kanserine kesin yakalanmayacağımız söylenebilir mi?

Genetik testlerin negatif olması durumunda , yalnızca kalıtsal meme kanserine yakalanma ihtimali büyük bir oranda ortadan kalkar. Kişi böyle bir durumda,  genetik sebepler haricinde yakalanılan meme kanseri için, tüm insanlar ile aynı riske sahiptir.

Genetik test kimlere önerilir?

Ailede bir kişide BRCA1/BRCA2 gen mutasyonunun tespit edilmesi halinde diğer aile fertlerine test yaptırması önerilebilir. Bunun dışında kabaca söylemek gerekirse, erkek aile ferdinde meme kanseri olması, 45 yaş altında meme kanseri tanısı alan bir kişinin yakın akrabalarında meme, yumurtalık ya da karın zarı kanseri hikayesinin olması, meme kanserinin yumurtalık, karın zarı kanserleri ile birlikte görülmesi ve birbirinden bağımsız iki meme kanserinin aynı kişide tespit edilmesi gibi durumlarda belirli kriterler gözetilerek hekim tarafından genetik test önerilebilir.

Test yerine yakın takibi tercih eden yüksek risk altındaki kişilerde nasıl bir yol izlenir?

Meme kanseri taramalarına genellikle 40 yaşında yapılmaya başlanırken, genetik meme kanseri için yüksek tehlike taşıdığı belirlenen kişilerde, gerekli olan yöntem belirlenerek, taramaya daha erken yaşta uygulanır. Akrabalarında meme, yumurtalık, erkek meme kanseri gibi kanserler  görülmüş olan kadınların, bulundukları yaşa bakılmaksızın, bir meme cerrahına başvurarak risk analizi yaptırması ve bunun takibinde, hangi yolların izleneceğinin belirlenmesi gerekir.

Genetik Testler

Meme kanseri ile genler arasındaki bağ,  ispatlanmış durumda. En çok ta, ailesinde meme kanseri görülmüş olan kişilerin, genetik riski taşıma durumunun araştırılması gerekir. Hastalık ortaya çıktıktan sonra yapılan genetik testler de, hastaya yapılacak en etkili tedavinin bulunmasına yardımcı oluyor.

Ailesinde kanser öyküsü olanlarda yapılan genetik testler

Aileyi takip eden üç kuşakta veya minimum üç kişide, meme kanseri teşhisi konmuş olması
Aileden herhangi birinde, menopoz dönemi öncesi meme kanseri görülmüş olması
Aynı kişinin meme ve yumurtalık kanserinin beraber gelişmesi
Aynı bireyde iki memede birden kanser gelişmesi
Ailede, erkeklerde meme kanseri meydana gelmiş olması

Bu gibi durumlarda, hekimin tavsiyesi ile farklı genler için genetik analiz yapılması gerekir. BRCA1 ve BRCA2 genleri, genetik farklılıklar bakımından araştırılan genlerin ilk sırasında gelir.  Aile geçmişine göre yada kişinin geçirmiş olduğu başka kanserlerin varlığına göre, CHEK2, PTEN ve p53 genleri de araştırılır.
Uygulanan bu testlerin neticesinde, hastaların ve ailedeki bireylerin nasıl takip edileceği belirlendiğinde, hastalığın meydana çıkması engellendiği gibi, meydana gelen kanser durumları da, çok erken dönemde bulunarak tedavi edilebiliyor.

Ailesel meme kanseri nedir?

Kanserin ailesel geçişinin iki şekli vardır. Birincisi, ailede meme kanseri bulunma sıklığı diğer ailelerden daha fazladır. Çoğunlukla 40 yaşın üzerinde olan kişilerde ortaya çıkar. Her iki memede de aynı zamanda başladığı az görülür. Bu durumun, ailede bir çok kişide görülme miktarı, normal ailelerden fazla olur ama, ikinci grup olan kalıtsal meme kanseri kadar fazla değildir.

Kalıtsal meme kanseri nedir?

Kalıtsal meme kanseri, genlerdeki bir takım yanlışlık sebebi ile çocuklara (anne rahminde) geçer. Bu çocukların yarısı meme kanserine yakalanırlar. Bu tip ailelerde çok fazla miktarda meme kanseri olan hasta görülür.

Hasarlı BRCA1 veya BRCA2 geni taşıyorsanız ne yapılabilir?

Hasarlı geni taşıyan kadınlarda, meme kanseri görülme ihtimali yaklaşık % 87dir. Bu kadınların yakından incelenmesi gerekir.

18 yaşından itibaren kadınlar, kendilerini muayene etmeyi öğrenmelidirler. Bunun yanında, her ay muayeneyi düzenli bir şekilde yapmaları gerekir. 25 yaşından itibaren, yılda en az 1 defa uzman bir doktora görünmeleri, ve yılda1 defa mamografi çektirmeleri gerekir. Bu yaştan itibaren, yılda en az 1 kez jinekolojik muayene olmaları gerekmek ile birlikte, yumurtalıklarını ultrason ile kontrol ettirmeleri tavsiye edilir, çünkü bu kadınlarda yumurtalık kanseri oluşma ihtimali de fazladır).

Bu ihtimallerin minimuma indirilmesi yada ortadan kaldırılması için bir takım önlemler almak gerekir.

İlaç ile korunma

Tamoksifen, meme kanseri tedavisinin ardından, kanserin öbür memede yada vücudun organlarında tekrar etmesini engellemek için kullanılır.

Cerrahi yöntemler ile korunma

Kanser riski taşıyan kadınlarda, her iki memeninde ameliyat ile alınması sonucunda, bu riskin ortadan kalkması mümkün olur. Kadınlarda memenin alınması birkaç şekilde olur. Meme, dıştan bakıldığı zaman aynı kalır, ancak memenin içerisinden meme dokusunun çıkartılması şeklinde uygulanan bir cerrahi yöntem mevcutur. Alınan bu meme dokusu yerine, protez yerleştirilerek memenin dış görünümü korunabilir. Böylece, memenin estetik görüntüsü bozulmamış olur. Ancak böyle bir işlemde, meme dokusunun hepsi çıkartılamadığından dolayı, kanser riski sadece  %90 civarında azaltılabilmektedir.

Diğer uygulama ise memenin deri dokusu ile birlikte tümünün alınması şeklindedir. Memenin tümü alındığında da kanser gelişme riski oldukça azalmakla birlikte tamamen ortadan kalkmaz. Bu kadınlar dilerlerse memenin alınması sırasında plastik cerrahi yöntemleri ile yeniden meme yaptırabilirler.

Hasarlı BRCA1 taşıyıcılarında, yumurtalık kanseri riskinin de yüksek olduğu için, kadına yumurtalıklarının alınmasını öneriyoruz.

Kimler hasarlı BRCA1 ve BRCA2 geni araştırması testini yaptırmalıdır?

Aile bireylerinizden herhangi birisinde, sorunlu BRCA1 ve BRCA2 genlerinden birisi teşhis edilmiş ise, kendi durumunuzu öğrenmeniz için ve gereken önlemlerin alınması için, bu testi yaptırmanız doğru olur. ABD’de, “National Comprehensive Cancer Network” ile yayınlanan kriterlere göre aşağıda yazılan özellikleri taşıyorsanız, bu sorunlu genlerin araştırılması testini yaptırmanız tavsiye edilir. Bu genetik değişikliği taşımanız halinde, muhakkak meme yada yumurtalık kanserine yakalanacağınız anlamına gelmez. Bu durum yalnızca riskin fazla olduğunu gösterir.

  • Eğer sizde meme kanseri saptanmış ise ve;
  • Meme kanseri tanınız, 40 yaşından daha önce konmuş ise,
  • Meme kanseri tanınız, 50 yaşından daha önce konmuş ve yakın bir akrabanızda da meme kanseri yada yumurtalık kanseri görülmüş ise,
  • iki memenizde de, meme kanseri meydana gelmiş ve akrabanızda da meme kanseri yada yumurtalık kanseri tanısı konmuş ise,
  • Erkek akrabanızda meme kanseri meydana gelmiş ise
  • Eğer sizde yumurtalık kanseri saptanmış ise;
  • Aile yakınlarınız içinde, yumurtalık kanseri olan başka biri daha var ise,
  • iki memesinde birden kanser bulunan yada meme kanseri tanısı 50 yaşından önce konmuş bir akrabanız var ise,
  • Meme kanserine yakalanmış, birden fazla akrabanız var ise,
  • Meme kanserine yakalanmış, erkek akrabanız var ise,

bu testleri yaptırmanız tavsiye edilir.

Gelen Aramalar:




Dilerseniz Hemen 0216 368 2448 nolu Telefonumuzu Arayarak Bilgi ve Randevu Alabilirsiniz.

Dilerseniz Buraya Tıklayarak İletişim Sayfamızdan Bizlere Mesajlarınızı İletebilirsiniz.

Site içeriği bilgilendirme amaçlıdır, Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza başvurunuz.

Hakkında Prof. Dr. Ateş Karateke

Görevi: İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakultesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı. Doğum yeri,Tarihi: Kayseri / Develi – 22 Agustos 1959 Medeni durumu: Evli, 2 çocukluYabancı dil: İngilizce Askerlik durumu: 1990-91 Gümüşsuyu Askeri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığı -- Devamını Oku

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

2 + thirteen =

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.