Anasayfa » Jinekolojik Sorunlar » Doğuştan Vajina Yokluğu

Doğuştan Vajina Yokluğu

end22

Doğuştan Vajina Yokluğu (agenezi) sık sık karşılaşılamayan bir durumdur. 1/4000 ile 1/10000 kadında bir ortaya çıkar ve genel bir jinekologun profesyonel kariyerinde 1 ya da 2 kez karşılaşabileceği bir durumdur. Vajinal agenezin en yaygın isimleri; uterus ve vajenin kongenital yokluğudur. Buna mülleryan agenezi ya da Mayer Rokitansky Kuster Hauser Sendromu ismi verilir. Mülleryan agenezi müller kanallarının embriyolojik yetmezliği neticesinde ortaya çıkar ve mülleryan yapılarda anomalilere sebep olur. Overlerin embriyolojik kaynakları farklıdır, bu sebeple yapı ve işlevleri normaldir.

Genç bir kadında vajinal agenezisin efektif yönetimi için altta yatan durumun net olarak tanınması önem teşkil eder. Eşlik eden diğer konjenital, renal ve diğer anomalilerin de araştırılması oldukça önemlidir. Herhangi bir tedavi ya da girişim planlanmadan önce hasta kesinlikle detaylı bir şekilde incelenmelidir. Neovaginanın, cerrahi olmayan tekniklerle oluşturulması tedavideki ilk tercih olmalıdır.

Vajinası Doğuştan Olmayan Vakaların Değerlendirilmesi

Mülleryan agenezi olan kişilerin büyük bir çoğunluğunda endometrial aktivitesi olmayan rudimenter mülleryan kalıntılar, %2 -7 vakada bu uterin yapıların içerisinde aktif endometrium vardır. Bu hastalar, siklik abdominal ağrıdan şikayetçidirler. İnternal genital, organların belirlenmesi için magnetik resonans görüntüleme tavsiye edilse de mülleryan bir yapıdaki fonksiyonel endometrimun belirlenmesinde U/S şüpheli neticeler vermediği taktirde gerekli olmaz. Mülleryan agenezi teşhisinde laparoskopiye ihtiyaç duyulmasa da siklik abdominal ağrısı olan kişilerde mülleryan yapılardaki olası fonksiyonel endometriumu ekarte etmek için kullanılabilir.

Mülleryan agenezi olan kişilerde, yaygın bir şekilde üriner sistem ve iskelet sisteminde olmak üzere eşlik eden diğer konjenital malformasyonlar sıktır. U/S renal agenezi ve pelvik böbrek gibi daha yaygın ortaya çıkan belirtilerin taranması için kullanılabilir. Bu değerlendirme ovaryan ve mülleryan yapıların değerlendirilmesi esnasında yapılabilir. Pelvik cerrahi, akla geldiğinde çift ureter ekarte edilmek için IVP yapılmalıdır.

Mülleryan agenezi teşhisi konultuktan sonra adölesana psikolojik destek alınmalıdır. Neovajen yapıldıktan sonra normal bir cinsel yaşamın olabileceği bildirilmelidir. Fakat bu sorunda hastanın en zor kabul ettiği şey, kısırlıktır. Yardımcı üreme yöntemleri ve kiralık anne konuları hasta ile görüşülebilir. Özelikle, mülleryan agenezi olan kişilerden yumurta alınabileceğini anlatmak elzemdir. Bu gibi açıklamalar, genç adölesanların biolojik anne olabileceklerini ve reprodüktif potansiyellerini anlamaya ve bu sebeple neticeleri kabullenmelerine yardım eder. Kimi hastalara, profesyonel psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyulabilir. Hasta ve ailesi arasında güzel kurulmuş ilişkiler, psikolojik sorunları minimuma indirir. Aynı teşhisi almış ve tedavi edilmiş hastalarla iletişime geçilmesi, kişilere fayda sağlar. Hastalara, varolan konjenital anomalilerin tümünü barındıran kısa medikal belge verilmeli, bu bilgi acil cerrahi yapılması gereken durumlarda hastanın yeni doktoruna yardımcı olacaktır.

Neovajenin Cerrahi Olmayan Yöntemle Oluşturulması

Bir neovajenin yapılması, zamanlaması, elektif olmakla beraber kişinin emosyonel olgunluğa ulaşması tercih edimelidir. Hastaların genelinde ilk adım olarak vajenin cerrahi olmayan tekniklerle oluşturulması idealdir. Çünkü, bu girişimin morbiditesi minimumdur. Mülleryan agenezi olan kişilerden oluşan bir seride vajinal dilatasyon ile %90’ın üzerinde anatomik ve işlevsel başarı elde edilmiştir.

Hastalar günde 30-120 dakikalık zaman zarfında perineal güdüklerine gittikçe çapı genişleyen dilatatörlerle yaparlar.Yarış bisikleti selesi üzerinde oturulur ve perineal basınç sağlanır ve ev ödevi yapma ya da bir müzik aleti ile çalışma gibi diğer eylemlerin aynı zamanda yapılmasına olanak tanır.

Bisiklet selesinde oturmak rahatsızlık verirse, duştan sonra vucüt ıslakken dilatörlerin kullanması uygundur.

Olgun ve motivasyonu fazla cerrahiyi istemeyen hedefe ulaşmak için ayların gerektiğinin bilincinde olan hastalarda başarı oranı fazladır.

Non invazif ve başarılı olduğu için ilk basamak tedavisinde kullanılması tavsiye edilir.

Dilatasyonu denemek isteyen genç kadınlara, dilatasyon ile yeterli vajen oluşturmuş eski hastalar ile diyalog kurdurulmalıdır.

Bunun için en uygun olanlar, yeni evli kişilerdir. Hasta ve ailesi için kısırlık önemli bir konu ise anne olmak için yardımcı üreme yöntemlerini kullanmış bir kişi ile iletişim sağlamak fayda sağlar.

Cerrahi Tedavi

Dilatasyonda başarıya ulaşamayan ya da cerrahi olmayan alternatiflerin ve cerrahi tekniklerin bütün fayda ve zararları ile ilgili bilgi verildikten sonra cerrahiyi tercih eden hastalarda uygulanır.

Cerrahinin hedefi doğru aksta doğru hacimde ve sekretuar potansiyelinde bir vaginal kanal oluşturularak devamlı post operatif dilatasyona ihtiyaç kalmadan cinsel ilişkiye yol verecek vajinal kanal oluşturmaktır.

Cerrahinin zamanlaması, kişiye ve planlanan girişimin türüne göre değişkenlik gösterir.

Yaklaşım çoğunlukla bu sorundaki, cerrahın deneyimi ile ilgilidir. Pediatrik cerrahlar barsak segmentini kullanmayı tercih ederler, jinekologlar ise perineal yaklaşımı tercih eder. Hangi yönteme karar verilirse verilsin, cerrah bu konuda tecrübe sahibi olmalıdır, çünkü ilk girişimin başarısı müteakip girişimlerden daha fazladır. Hastanın yeniden operasyona alınması, çevre dokulara yaralanma riskini artırır, işlevsel başarıyı düşürür. Bugün, hangi cerrahi yöntemin en uygun olduğunu gösteren literatürde konsensus bulunmaz.

Teorik olarak, vaskülarize bir intestinal transplantın diğer yöntemlere göre, yeterli uzunlukta bir kanal yapılması, gözardı edilebilecek oranda sitrüktür ihtimalinin olması ve mükoz membranla kaplı olması sebebiyle üstünlükleri bulunur. Bu müdahale ilave risklere sahip olsa da, dikkatli barsak hazırlığı ve özenli metot detaylara dikkat edilmesi sebebiyle kabul edilebilir bir cerrahi metod olmuştur.

ABD jinekologlar, neovajen yapabilmek için en yaygın olarak Abbe- Mc İndoe tekniğini kullanırlar. Rektum ile mesane arasındaki alanın oluşturulması ve bu alan split- cilt grefti ile sarılmış bir protezin konulması ve post operatif dönemde ısrarlı bir biçimde vaginal dilatasyonun uygulanmasını barındırır. Cilt greftinin kontraktürünü önlemesi için post opertatif dilatasyon devamlı olmalıdır. Bu yöntem; dilatasyona karşı endişeleri ve itirazları sebebi ile cerrahi olmayan tedaviyi kabul etmeyen hastalarda kontr endikedir. Post operatif dilatasyon yapılmazsa kişi işlev görmeyen vajene sahip olacaktır.

Gelen Aramalar:

Site içeriği bilgilendirme amaçlıdır, Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza başvurunuz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

two × 4 =

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.