Anasayfa » Çikolata Kisti (Endometriozis) » Çikolata Kisti Kansere Neden Olur mu?

Çikolata Kisti Kansere Neden Olur mu?

end23

Rahim içi boşluğunu döşeyen endometrium dokusu, iç duvarları ince bir tabaka şeklinde kaplar. Bu rahmi hamileliğe hazırlamak için, her ay bazı değişimlerden geçer. Gebelik meydana gelmediğinde, adet dönemi sırasında doku parçalanarak dökülür. Adet kanı şeklinde rahim ağzından ve vajenden dışarıya atılır. Bu doku hücreleri normalde sadece rahim içinde yer alır. Eğer adet kanıyla dışarıya atılan endometrium dokusu dışarı atılmadan, vücutta başka alanlara yerleşirse endometriozis hastalığı meydana gelir. Bu endometriotik odakların yumurtalık içinde olması halinde, her ay hormonların etkisiyle burada rahim iç zarında olduğu gibi kanamaya neden olur. Bunlar zaman içinde endometrioma denilen yumurtalık kistlerinin yani çikolata kistinin oluşmasına neden olur.

Çikolata kisti yumurtalık kanserine neden olur mu?

Çikolata kisti olduğu belirlenen yumurtalıkta, daha sonradan yumurta kanseri oluşma olasılığı bulunmaktadır. Çikolata kistleri her ne kadar iyi huylu tümörler olsa da, çikolata kisti olan kadınlarda yumurtalık kisti görülebilir. Yumurtalıklarda çikolata kisti oluştuğuna göre, kanserde meydana gelebilir. Ancak çikolata kistinin kansere neden olduğu hakkında kesin bir şey söylenemez. Çikolata kisti olan kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmada, % 1-2 oranında kanser oluşumu gözlenmiştir. Yine çikolata kisti olmayan kadınlar üzerinde yapılan başka bir araştırmada kanser oluşumu % 1-2 oranında belirlenmiştir. Bu araştırmalar kadınlarda çikolata kistinin olup olmamasının kanserin oluşumuna etken olmadığını göstermiştir.

Çikolata kisti olan kadınların yumurtalık kanseri açısından değerlendirilmesinde, biyolojik ve kalıtımsal mutasyon oranları incelenmiş, ancak bunlarla kanser arasında herhangi bir ilgi belirlenmemiştir. Bu nedenle yumurtalık kanserinin oluşumunda, kadının genetik yatkınlığı ve çevresel etkenlerin değerlendirilmesinde fayda vardır. Yumurtalık kanserinde tümörün olduğu bölge, sosyo ekonomik durum, kadının kansere yatkın olan ırktan olması gibi bazı etkenler kanserin oluşumunda etkili olur.

Yumurtalık kanserinin oluşumunda etkili olan faktörler nelerdir?

  • Tümörün yerleştiği alan
  • Kadının ırkının yumurtalık kanserine yatkın olması
  • Kadının sosyo ekonomik durumu
  • Ailesinde genetik meme kanseri ya da yumurtalık kanseri bulunan kadınlar
  • Menopoz döneminde olmak
  • Kısırlık tedavisinde yumurtalıkları uyaran ilaçlarının kullanılması

Yumurtalık kanseri kadınlar açısından ölümcül bir kanser türüdür. Tanısının geç dönemde olması yüzünden, oldukça önemli bir kanserdir. Bu kanser türleri her beş kadının birinde etkili olur, ancak hastalığın erken tanısı oldukça güçtür. Yumurtalık kanseri her yaştaki kadında etkili olsa da, genellikle 45 yaşından itibaren kadınlarda daha fazla görülür. Kadınların menopoza girmesiyle birlikte daha fazla görüldüğü söylenebilir. Kadının yaşının ilerlemesiyle birlikte, yumurtalık kanserine yakalanma riski artar. Bu kanserler köken aldığı dokuya göre farklı türlere ayrılır. En çok yüzey epitelyum hücrelerinden köken almış olan yumurtalık kanserleri yaygın olarak görülür.

Yumurtalık kanserinin oluşumunu azaltan etkenler

  • Doğum kontrol hapının kullanılması
  • Doğumu zamanında yapmak
  • Gebeliklerin fazla sayıda olması
  • Sadece rahmin alındığı, yumurtalıkların bırakıldığı operasyon geçirmek
  • Yumurtalık kanallarının bağlanması halinde, yumurtalık kanseri riski azalır.

cikolata-kisti

Yumurtalıkta çikolata kisti olduğunda, hangi belirtileri verebilir?

Çikolata kisti olan bazı kadınlarda herhangi bir belirti olmadan ilerleme olurken, kist rutin jinekolojik muayenelerin sonucunda tespit edilebilir. Gebe kalamama sorunu olan çiftlerde, kısırlık kontrolleri yapıldığı sırada tespit edilebilir. Kistlerin genellikle kronik ağrıya sebep olması ve kitlenin kadın tarafından hissedilmesi gibi belirtiler, bazı hastalarda oluşmaz.

  • Karında ve kasıkta kronik ağrı olması
  • Gebe kalamama sorununun olması
  • Karında kitle olması
  • Cinsel ilişkide ağrı hissedilmesi
  • Adet ağrılarının şiddetinin fazla olması

Çikolata kisti vücutta genellikle yumurtalık ve karın zarı üzerine yerleşir. Bunun dışında makat ve rahim dışında yerleşim gösteren kistlerde vardır. Bu yerleşimde tuvalete çıkarken ağrı oluşabilir. Bu yüzden kadınlar vücutlarını iyi tanımalı ve zamanla meydana gelen değişimleri dikkate alarak doktor kontrollerini yaptırmalıdır. Kistlerin vajinal ultrasonografi sayesinde % 90 oranında izlenmesi mümkündür. Ancak kesin tanı için laparoskopi yardımıyla direkt olarak gözlemlenmelidir.

Çikolata kisti neden oluşmaktadır?

Çikolata kistinin henüz neden oluştuğu kesin olarak belirlenememiştir. Kistlerin oluşumu hakkında bazı teoriler ileri sürülmüştür. Bunların arasında Retrograd akım yani endometrium dokunun adet döneminde tüplerden karın boşluğuna geçmesi yüzünden endometriosis odaklarının oluşmasıyla ilgili teori hastalığın oluşmasında temel oluşturur. Ayrıca vücutta başka mekanizmalarında kist oluşumunda etkili olduğu düşünülmektedir. Bu etkilerin içinde hücrelerde olan yapısal değişiklik, kan yoluyla bu hücrelerin yayılımı ya da kadının bağışıklık sisteminin farklılaşması gibi değişimler yer alır. Kadınların zaman içinde artan şiddetli adet ağrılarının olması endometriozis hastalığında uyarıcı kabul edilmelidir. Fakat bu hastalığın normal muayene ile anlaşılması zordur. Ultrason yapılarak kistik görüntüler izlenebilir. Kesin tanı koyulması için, laparoskopi yapılarak kistlerin direkt incelemesi yapılmalıdır.

Çikolata kisti ne zaman cerrahi yolla çıkarılmalıdır?

Çikolata kistinin kadınlarda aşırı ağrılara neden olması halinde ve kadının yaşam kalitesini düşürecek etkiler yapması halinde cerrahi girişimle alınmalıdır. Yapılacak vajinal ultrasonografi sayesinde, kistlere % 90 oranında teşhis konulursa, doktorun kistteki kanserden şüphe duymasını gerektiren bir durumun olması halinde ameliyatın mutlaka uygulanması gerekir. Fakat kistte kanser olduğundan şüphe duyulmuyorsa ve kadının günlük yaşamını etkileyecek kadar şiddetli ağrılar olmuyorsa, çikolata kistinin ameliyat edilerek alınması gerekmez. Böyle bir durumda doktorlar zaten hastaya ameliyatı önermez. Çünkü yapılan cerrahi operasyonda yumurtalık dokusunda bulunan sağlıklı dokularda zarar görür. Çikolata kistlerinde ameliyat kararı alınırsa, açık ameliyatın yerine laparoskopi yapılarak operasyonun gerçekleştirilmesi gerekir. Ameliyatın laparoskopiyle yapılmasının bazı avantajları bulunmaktadır. Bunlar;

  • Laparoskopiyle yapılan ameliyatlar genellikle ayaktan uygulanabilir
  • Ameliyattan sonra, açık yapılan ameliyata göre hastalarda daha az ağrı olur
  • Ameliyatta yapılan kesiler sadece 0,5-1,0 cm olduğundan, daha sonra ağrı oranı az olur
  • Hastalar günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönerler

Yumurtalık kanseri riskinin azaltılması için neler yapılmalıdır?

Kadınlar hayatları süresince yumurtalık kanserine yakalanma riskine % 1-2 sahiptir. Burada bazı etkenlere dikkat edilmesi durumunda, bu oranın düşürülmesi ve bu sayede yumurtalık kanserinin oluşma riskinin azaltılması mümkün olabilir.

  • Kadınlar doğum kontrol hapını uzun süreli kullandıklarında, yumurtalık kanseri riskini % 40 kadar düşürebilir
  • Gebeliklerinde gününü tamamladıktan sonra doğum yapan kadınlarda risk % 40 kadar düşmektedir, bu oran her gebelikte biraz daha düşmeye devam eder.
  • Bir operasyon sonucunda yumurtalıkları bırakılarak, rahmi alınan kadınların ya da yumurtalık kanalları bağlanmış olan kadınların yumurtalık kanserine yakalanma riski % 50 oranında azalır.
  • Kadının tek bir yumurtalığın alınması halinde, kansere yakalanma riskinde değişim olmaz
  • Yumurtalıkların uyarılma aşamasında kullanılan kısırlık ilaçları, kadınların kansere yakalanma riskini yükseltebilir.
  • Ailesinde birinci derece akrabalarında meme ya da yumurtalık kanseri olan kadınlar açısından risk yüksektir
  • BRCA 1 ve BRCA 2 genlerinin pozitif çıktığı her 3 kadından birisi yumurtalık kanseri riski taşır.

Yumurtalık kanseri açısından riskin kadının yaşının ilerlemesiyle birlikte arttığı bilinmektedir. Kadınlar 60’lı yaşlarına geldiklerinde, kansere yakalanma riski en yüksek seviyesine ulaşır. Genç yaşta olan kadınlarda oldukça ender görülen yumurtalık kanseri, yapılan araştırmalara göre 30 yaşın altında olan kadınlarda her 10.000 kadının 5 tanesinde etkili olur.




Dilerseniz Hemen 0216 368 2448 nolu Telefonumuzu Arayarak Bilgi ve Randevu Alabilirsiniz.

Dilerseniz Buraya Tıklayarak İletişim Sayfamızdan Bizlere Mesajlarınızı İletebilirsiniz.

Site içeriği bilgilendirme amaçlıdır, Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza başvurunuz.

Hakkında Prof. Dr. Ateş Karateke

Görevi: İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakultesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı. Doğum yeri,Tarihi: Kayseri / Develi – 22 Agustos 1959 Medeni durumu: Evli, 2 çocukluYabancı dil: İngilizce Askerlik durumu: 1990-91 Gümüşsuyu Askeri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığı -- Devamını Oku

Cevapla