Anasayfa » Kadın Kanserleri » 9 Maddede Yumurtalık Kanseri Tedavileri

9 Maddede Yumurtalık Kanseri Tedavileri

yumurtalik kanseri2

1 ) Laparotomi (İlk Sitoredüktif Cerrahi Müdahale)

Yumurtalık kanseri tanısı almış hastaya yapılan ilk aşama, cerrahi laparotomi ya da karnın araştırılması işlemidir. Karnın orta bölümünde aşağıya doğru kesi açılır. Olabildiğince kanser hücresi çıkarılır. Pelvis ve karın bölgesi böylece temizlenir. Laparotominin esas hedefi, kanser evresinin tespit edilmesidir. Ardından da ek tedaviye ihtaç olup olmadığı belirlenir.

Laparotomi aşamasında tümörün alınması haricinde, rahmin alınması, yumurtalıkların ya d fallop tüplerinin alınması, karın altındaki bağırsakları kaplayan yap dokularının çıkarılması ve karında meydana gelen bütün kanser hücrelerinin alınması mümkündür.

Laparotomi ardından hasta karın bölgesinde ağrı duyabilir. Çeşitli yan etkiler görülebilir. Bu yan etkiler; kanama, enfeksiyon, yavaş barsak hareketleri, idrar yaparken güçlük ameliyat olduktan sonra karşılaşılabilen yan etkilerden olmaktadır.

2 ) Yumurtalık kanserinde adjuvan kemoterapi

Lenf bezlerine yayılma gösteren ve cerrahi müdahale ile alınamayan daha az sayıdaki kanser hücreleri için hayatta kalma şansını arttırmak ve iyileşme şansını yükseltmek için temizleyici tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır. Cerrahi girişim ile bölgesel tedavi ardından yapılan kanser tedavisine adjuvan tedavi ismi verilir. Adjuvan tedaviye, kemoterapi, radyoterapi ya da biyolojik tedavi de eklenir.

Yumurtalık kanserleri için yapılan adjuvan kemoterapi, kanserin nüks etme riski için uygulanan bir tedavidir. Cerrahi müdahale ardından yapılan kemoterapi, bir ya da daha fazla antikanser ilaçlarından meydana gelir. Evre I’de olan hastalara ilave olarak yapılan kemoterapi, sadece cerrahi girişim uygulamasından daha faydalı olmaktadır. Nüks eden düşük risk kanser hastaları, daha az agresif tedavi görür ancak tekrarlayan ve yüksek risk kanser grubundaki hastalar daha yoğun tedavilere tabii tutulur.

3 ) Yumurtalık kanserinde radyoterapi tedavisi

Radyoterapi, yüksek enerji ışın gönderir. Böylece kanser hücrelerinin, gelişmesini ve çoğalmasını engellemeyi amaçlar. Radyoterapi, cerrahi müdahalede olduğu gibi bölgesel bir tedavi yöntemidir. Radyasyon alanında yer alan bütün kanserli hücreler ortadan kaldırılır. Fakat kanser vücudun diğer alanlarına da yayılmışsa, radyoterapi yöntemine başvurulmaz.

Radyoterapi tedavisi zaman zaman hastanın kemoterapi ilaçlarını kaldıramadığı ya da tekrarlayan kanserin çok bölgesel olduğu saptandığında uygulanan bir tedavi yöntemidir. Tümör, bu tedavi sayesinde küçültülür ve azaltılır.
Fakat bütün bunlara karşın kemoterapi tedavisinin, daha avantajlı olduğu gözlemlenmiştir. Bu sebeple radyoterapiden daha fazla kullanılır.

4 ) Yumurtalık kanseri evre I tedavileri

1.evre yumurtalık kanserinde, kanser yayılmamıştır, yumurtalıklarda sınırlıdır.

Bazı etkenler, hastanın kanser tedavisine başlama isteğini tetikler. Kanser tedavisinin esas hedefi, kanserin lokal kontrolünü sağlamaktır. Bu sayede hastanın iyileşme olasılığı yükseltilir.

Evre I yumurtalık kanserinde, hastaların büyük bir kısmı, uygun cerrahi girişimler ile bu hastalıktan kurtulabilir. Ameliyat aracılığı ile kanserin tamamen iyileştirilmesine rağmen, hastaların %5-20’lik bir oranında kanser tekrarlayabilir. Buna yol açan durum ise gözle fark edilemeyecek kadar küçük kanser hücrelerinin tespit edilememesi, bunların yumurtalık dışına çıkması ve bu sebeple de ameliyat ile çıkarılmasının söz konusu olmamasıdır.

Yumurtalık haricindeki saptanamayan alanlardaki az miktarda kansere mikrometastaz adı verilmektedir. Mikrometastazın saptanması ile bereber cerrahi girişim yeniden uygulanır.

5 ) Düşük risk birinci evre yumurtalık kanseri

Mikroskop altında değerlendirildiğinde, yumurtalık yüzeyinde ya da karın sıvısında kanser hücrelerine denk gelinmediği zaman, kanserin nüks etme riski düşük olarak bildirilir. Bölgesel olarak yapılan cerrahi girişim, birinci evre yumurtalık kanserinin neredeyse tümünü ortadan kaldırır. Hastaların oldukça nadir bir kısmında hastalık kendini tekrar eder.

yumurtalik kanseri

6 ) Yüksek risk birinci evre yumurtalık kanseri

Yumurtalık yüzeyinde ya da karın sıvısında kanser hücreleri saptanırsa ya da berrak hücre histolojisi mevcut ise, bu durumda yüksek riskli kanser hücreleri söz konusu olabilir. Cerrahi girişim sayesinde, hastaların büyük bir kısmında iyileşme sağlanabilir. Ancak bu hastaların %40’lık bir oranında hastalık nüks edebilir. Yüksek risk grubundaki hastalar için cerrahi müdahale ardından uygulanan kemoterapi tedavi kanserin yeniden ortaya çıkma riskini azaltır.

Birinci evre yumurtalık kanserinde destek tedavi:

Destek tedavi, kanser ve tedavisinde meydana gelen yan etkilere maruz kalmamak ve kontrol altına almak amacıyla uygulanan bir tedavidir. Tedavinin yan etkileri; hastaya yalnızca rahatsızlık vermez. Tedavinin ilaç dozları da etkilenir. Bu sebeple tedavinin etkinliği azalır. Yan etkilerin azalması, tedavinin daha başarılı geçmesini sağlar.

7 ) Yumurtalık kanseri evre II

İkinci evre yumurtalık kanserinde kanser hücreleri, yumurtalıkla ve diğer alt karın bölgesi organlar ile kısıtlıdır. Kanser lenf bezlerine ya da karnına yayılmamıştır.

İkinci evrede olan yumurtalık kanserinin rutin tedavisi, cerrahi girişim yapıldıktan sonra kemoterapiye başlamaktır. IIA evresinde olan kişilerde kanserin yeniden nüks etme riski %40 olmaktadır. Fakat daha ileri evrelerde olan yumurtalık kanserlerinde tekrarlama riskinin daha fazla olduğu bilinir. Bunun nedeni, ikinci evre yumurtalık kanseri sorunlarında, cerrahi girişim aşamasında küçük kanser hücreleri çıkartılamamasıdır.

İkinci evre yumurtalık kanserinde kanseri tama yakın çıkarma cerrahisi:

Bunların dışında tümörü çıkarma ameliyatı olarak geçen, Sitoredüktif Cerrahi Girişimlerde esas hedef, mümkün olan tüm kanserli hücreyi çıkarmaktır. Sitoredüktif operasyonlar, kemoterapi tarafından ortadan kaldırılacak kanser hücrelerinin sayısının azalmasını sağlar. Kemoterapiye direnç gösterme durumu da azalır. Bu tedaviye ek olarak kemoterapi tedavisi de uygulanmaya başlanır.

Sitoredüktif cerrahi girişimve kemoterapi tedavisi ikinci evrede olan kişilere uygulanan bir tedavidir.

İkinci evre yumurtalık kanserinde intraperitoneal (IP; Karın içi) kemoterapi:

Bu tedavi yönteminde kemoterapi, doğrudan kanser hücrelerinin en yoğun şekilde toplandığı karın bölgesine uygulanır. Cerrahi girişim aşamasında karına koyulan geniş bir kateter aracılığı ile kemoterapiye başlanır. Cerrahi girişim ya da diğer tedavi yöntemleri ile kanserin boyutu 1cm’den küçültülmüşse, sonrasında uygulanan intraperitoneal kemoterapi etkili bir tedavi yöntemidir.

8 ) Yumurtalık kanseri evre III

Artık III evresinde olan yumurtalık kanserinde, kanser yayılma göstermiştir. Yumurtalık dışında, üst ve alt karın bölgesine yayılmış olan kanser, karaciğere yayılma yapmaz.

Üçüncü evre yumurtalık kanseri için uygulanan tedavi yönteminde cerrahi girişim ve ardından yapılan kemoterapi tedavisi mevcuttur. Maalesef tedavi gören hastaların ortalama %40’ı yaşamını uzatma şansı yakalar. Üçüncü evre kanserin tedavisinde, kanserleri hücrelerinin tamamının alınması mümkün değildir.

Üçüncü evre yumurtalık kanseri için kemoterapi:

Yumurtalık kanseri sorununa sahip olan kadınlarda cerrahi girişim ardından kanser hücreleri kalabilir. Bu kanser hücrelerinin varlığı sebebiyle kanser nüks edebilir. Cerrahi girişimler ile çıkarılamayan bu mikrometastazların mevcudiyeti, kanserin nüks etmesine yol açar. Mikrometastazların vücuttan çıkarılması, hastanın ihtiyaç duyduğu kür sayısında kemoterapi almasıyla söz konusu olur.

Cerrahi girişim ardından adjuvant tedavi, paklitaksel-karboplatin’den meydana gelen kemoterapi tedavisi, haftalık olarak 3 defa ve 6 kere uygulanır.

yumurtalik kanseri1

9 ) Yumurtalık kanseri evre IV

Dördüncü evre yumurtalık kanserinde, kanser karın dışına ve/veya karaciğere yayılma göstermektedir.
Dördüncü evre yumurtalık kanserinde uygulanan tedavi ise, cerrahi girişimler ve kemoterapi olmaktadır. Fakat cerrahi girişim ardından küçük miktarda da olsa gözde kaçan ya da çıkarılamayan kanser hücrelerinin kemoterapi tedavisi ile tam olarak çıkarılmaması, bu evrede hayati risk teşkil eder.

Dördüncü evre yumurtalık kanseri için kemoterapi:

Yumurtalık kanseri sorunu mevcut olan birçok hastanın, cerrahi girişim ardından az da olsa kanser hücrelerinin olduğunu akıldan çıkarmamak gerekir. Bu az orandaki kanser hücreleri mevcut testlerle saptanamaz. Yalnızca cerrahi girişim ile çıkarılamayan bu mikrometastazların mevcudiyeti, kanserin tekrarlamasına yol açar.

Mikrometastazların vücuttan çıkarılması, hastanın ihtiyaç duyduğu kemoterapi tedavisine başlaması sayesinde mümkün olmaktadır. İyileşme süreci böylece kısalır. Bölgesel tedavi şeklinde yapılan cerrahi girişim ardından uygulanan kemoterapi, radyoterapi ya da biyolojik tedavilerin yapıldığı tedavi yöntemine adjuvan tedavi adı verilmektedir.

Kemoterapi, genellikle cerrahi girişim ardından uygulanır. Çeşitli durumlarda ise cerrahi girişim öncesi ve sonrası kemoterapiye başvurulabilir. Cerrahi girişimden önce uygulanan kemoterapi, kanser hücrelerinin azalmasını amaçlar ve ameliyat aşamasında uygulanan kemoterapi ise başarı sağlamak adınadır.

Dördüncü evre yumurtalık kanserinde hedefe yönelik tedavi:

Amaca yönelik uygulanan tedavi, mevcut olan ya da büyüyen kanser hücreleri için verilen antikanser ilaçlarla uygulanmaktadır. Çeşitli hedefe yönelik olarak uygulanan tedaviler, büyüme sinyallerinin kanser hücresine erişmesini önler; diğerleri kan aracılığı ile kanser hücresinin beslenme oranının azalmasına yol açar ve diğerleri ise bağışıklık sistemini sağlamlaştırır ve kanser hücrelerini tanır. Böylece bilinçli bir saldırı gerçekleşir.

Dördüncü evre yumurtalık kanserinde intraperitoneal (IP) kemoterapi:

Bu tedavide kemoterapi, doğrudan kanser hücrelerinin en yaygın olduğu karın boşluğuna yapılan bir tedavidir. Cerrahi girişim aşamasında karına koyulan geniş bir kateter aracılığı ile kemoterapiye başlanır. Cerrahi girişim ya da diğer tedavi teknikleri ile kanserin boyutu 1cm’den daha da ufak bir duruma getirilmiş ise, ardından yapılan intraperitoneal kemoterapi etkili bir tedavidir.

Gelen Aramalar:

Site içeriği bilgilendirme amaçlıdır, Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza başvurunuz.

Hakkında Prof. Dr. Ateş Karateke

Görevi: İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakultesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı. Doğum yeri,Tarihi: Kayseri / Develi – 22 Agustos 1959 Medeni durumu: Evli, 2 çocukluYabancı dil: İngilizce Askerlik durumu: 1990-91 Gümüşsuyu Askeri Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlığı -- Devamını Oku

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

1 × five =

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.